Yöresel pazarlar bayram yeri gibidir; insana coşku verir. Bölgede günlük yaşam "pazar"a göre şekillenir. Gidilecek saat belirlenir; alınacaklar listesi hazırlanır; birlikte gidileceklerle buluşulur; gelemeyecek olanların siparişleri alınır; pazar yerinin yolu tutulur ....
   
Turgutreis pazarı, en güzel yöresel pazarlardan biridir. Hem yerleşik halk için, hem de turistler için mutlaka "gidilesi, görülesi" bir yerdir. Hele, pazarı Mayıs ayının içinde bir gün ziyaret ederseniz, taze meyve ve sebzelerin keyfi pek bir güzel olur.
   
"Alaca barbun"; barbunya fasulyenin bir çeşidi. Satıcının tanımıyla "Daha lezzetli olur". Enginarlar boy boy. Büyük olduklarına aldanıp kartlaşmış olduklarını sakın düşünmeyin. Bu yörenin enginarları her dem taze. İsterseniz ayıklanmış alın; tanesi 1 lira.
Yeşil fasulye, görünüm olarak, Marmara bölgesinin fasulyesinden biraz farklı; daha yuvarlak, daha bombeli. Tadını ise, yiyenler unutamaz. Bu denli bol, bu denli taze, bu denli ucuz, bu denli iştah açıcı deniz börülcesini bir arada görmemiştik.
Tertemiz, taptaze, dipdiri kuzu ıspanakları sizi bekliyor. İster yemek yapın, ister börek. Turgutreis pazarında satıcıların hepsi ama hepsi güler yüzlü. Birçoğu kendi ürünlerini satıyor. Nur yüzlü bir amca, fotoğraf çektiğimizi görünce, kırmızı turp demetini eline alıp bize poz veriyor. Teşekkür ediyoruz.
Pazarcıların hiçbiri boş oturmuyor; kimi enginar ayıklıyor; kimi pazıları, naneleri demetliyor. O meşhur Milas zeytini. İri taneli, diri, etli, kahverengi, lezzetli, şifalı .... Sakladığınız kabın içerisine limon da dilimlerleseniz, tam bir lezzet şölen
 Bacım, zeytinlerini bize teker teker tanıtıyor; tattırıyor. O kadar da çok zeytin çeşidi var ki! Her birinin tadına bakıyoruz. Zeytin, bu yörenin en önemli ürünlerinden biri..  İşte, bakmadan geçemeyeceğiniz bir yöresel lezzet durağı: "Yufkacı ve börekçi". Otlusu, zeytinlisi, peynirlisi, ..... börek deyince aklınıza gelebilen her çeşidi.
"Milas tepsi böreği". Bol otlu, çökelek peynirli. Tepsi içinde. Nar gibi kızarmış. Lezzeti, diğer böreklerden oldukça farklı. Bir ustamızın dediği gibi "Damak çatlatıyor". Bacım o kadar güler yüzlü ki! Adeta biz onun misafiriyiz. Böreğe baktığımızı görünce, hemen bir dilim uzatıyor. "Almak şart değil; afiyete yiyin, tadına bakın" diyor.
Mantıları da kendi hazırlamış. Onun güler yüzünü görüp de, almamak olmaz. Ne güzel, ne doğal, ne samimi, ne içten insanlarımız var bizim! "Dolmayı da ben sardım beyim" diyor. "Sızma zeytinyağlı" ve ekliyor "Yaprak da bahçemden; kendi ellerimle topladım".
   
 Çikolatalı gözleme! Gözlemenin peynirlisini, otlusunu, patateslisini, kıymalısını görmüştük ama "çikolatalı"sını görmemiştik!  Lokumcu, özellikle turistlerin ilgi gösterdiği bir köşe. Lokumun limonlusu, şeftalilisi, elmalısı, kavunlusu, güllüsü, karışık meyvelisi, vanilyalısı, antep fıstıklısı ..... var.
   
Lokumlarıyla ilgilendiğimizi farkeden güler yüzlü genç satıcı, hemen bir tepsi lokumu bize uzatıyor: "Buyurun beyim, tadına bakın lütfen" Bize sunduğu tepsinin içerisinde, bütün lokum çeşitlerinden var. "Çekimeden alın beyim" diyor. Ne kadar cana yakınlar! Memleketimin insanları ne kadar güzel!
Bir başka köşede "Baharatçı"lar sizi bekliyor. Gül Hatmi mi istersiniz? Bergamut mu istersiniz? Hayat kadar acı Bilecik süs biberi mi istersiniz? Bodrum dağ kekiği mi istersiniz? Sivri kekik mi istersiniz? Yeni mahsul Bursa ıhlamuru mu istersiniz? Melisa çayı mı istersiniz? Zencefil mi istersiniz? Antep'in acı pul biberini mi istersiniz? Saçlarınız için Alman papatyası mı istersiniz? Defne yaprağı mı istersiniz? Karabaş otu mu istersiniz? Ne isterseniz var! Otlar; şifalı otlar; cana can katan otlar! Kokuları bütün benliğimizi kaplıyor; bizi bizden alıp, dağlara, kırlara, ovalara götürüyor
İsterseniz, biraz daha tazeleri var. Demet demet alıp, çay yapabilirsiniz. Pazarın bir köşesinde "Kuru yemişçi"nin tezgahı yol boyunca uzanıyor: Aydın'ın kuru inciri, Ordu'nun çfte kavrulmuş fındığı, Antep fıstığı, kabak çekirdeği, ceviz içi, kabuklu ceviz, dolma fıstığı, .... yağlı boya tablo gibi duruyorlar.
Satıcı kadın bizi selamlıyor. İşlemeli giysileri, gülen gözleri, içten bir ifadesi var.  
Kurutulmuş papaya görmek ilgimizi çekiyor. Küreselleşmenin bir sonucu olsa gerek!  Hemen yanında ise "kurutulmuş domates" var. Her şekilde kullanılabilir. Biraz sızma zeytinyağı, biraz kekik ile olağanüstü bir mezeye dönüşüyor.
   
Limonun görüntüsüne sakın aldanmayın; doğal limonlar. Mis gibi kokuyorlar. Reçel yapmak için, bir miktar alıyoruz. Satıcı kadınların arasındaki yardımlaşma ise görülmeye değer. Anne-kız tezgahın arkasındalar. Vakit öğleye yaklaşmış. Hava oldukça sıcak. Belli ki anne biraz yorulmuş. Şeker ikramı iyi gelecek.
Biraz ileride, güler yüzlü iki teyze karşılıklı oturmuşlar; iç bakla ayıklıyorlar. Kınalı elleri ile çok hızlı çalışıyorlar. "Kolay gelsin" diyoruz. Selamımızı alıyorlar; bize gülerek karşılık veriyorlar; işlerine devam ediyorlar.
Yöresel reçellerin görüntüsü muhteşem. Portakal reçeli var; mandalina reçeli var; mandalina marmeladı var; vişne reçeli var; ... saymakla bitmiyor "Aynur hanımın reçelleri" Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'ndan onaylıymış. Tabelalarını bize onurla gösteriyorlar.
Aynur hanım, kızı ile birlikte çalışıyor. Bize birlikte poz veriyorlar. Dostlarımıza armağan etmek üzere reçellerinden birkaç kavanoz alıyoruz. Kuru sebzelerin görüntüsü ise bir başka güzel. Patlıcanların bir kısmı içi oyulmuş; bir kısmı ise dilimlenmiş olarak kurutulmuş. İçi oyulmuş olanlar, dolma yapmak için
Delikanlı bir satıcı, tezgahın arkasında. O kadar güleç yüzlü ki; hemen kanımız kaynıyor. Bir süre sohbet ediyoruz. Acı biberler dizi, dizi; salkım salkım. Güveçte fokurdayan kurufasulyenin yanına çok yakışır.
Bir salkıma ise, kuru sebzeler birlikte dizilmiş; patlıcan, biber, domates, kabak,... Belli ki bunun da özel bir kullanım yeri var Pazar olur da, fideciler, çiçekçiler olmaz mı! Mayıs çiçeklerin görüntüsü, kırları ayağınıza getiriyor. Hangi birini alacağınızı düşünüyorsunuz; hepsini birden almak istiyorsunuz
 
Turgutreis'e gidip de begonvil almadan dönmek olmaz ama bölgenin yöresel çiçeklerine de bir göz atmadan geçmemelisiniz.
 
Pazarın bir de giysi ve kumaş satılan bölümü var. Biz yalnız, meyve ve sebze bölümünü geziyoruz. Diğer bölümü bir başka güne bırakıyoruz.
 
Ülkemiz o kadar güzel ki! Ülkemizin insanları o kadar güzel ki! Ülkemizi ve insanlarımızı çok seviyoruz.
   
  Kaynak